Rahmaninov Verda Erman ve kırmızıdan sonra gümüş……
20 Şubat Cuma akşamı; yıllar sonra sahnede yine Verda Erman var ve yine zor bir eser başarıyla seslendiriliyor.
Eser bitti nefes bile alamıyorum ben; bu eller aman tanrım…..
Verda Erman ‘ ı başka bir sahnede izlemedim ama Antalya’ ya her gelişini yakalamaya çalışıyorum ve her seferinde de çok zor eserler seslendiriyor.
Ben de her seferinde izliyorum ve yazmaya çalışıyorum. Geçen gelişinde de KÜLTÜR SANAT MEKTUBU içinde anlatmışım Verda ERMAN’ ı.
Üstelik de anlattığım bölüme bir kırmızı ayakkabı koyarak:
‘’Tam buraya bir not eklemeden yapamayacağım. Dün gece (10 Mart 2006 Cuma)
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde Piyano sanatçımız Verda ERMAN ‘ın Camille SAINT –SAQENS’ in Piyano Konçertosuna kattığı ruh inanılmaz idi.
Ve en az alkışlara teşekkür için seslendirdiği eserler kadar hoş olan bir diğer ayrıntı ise: Siyah kıyafetinin altına giydiği oldukça yüksek topuklu Parlak Kırmızı ayakkabıları
Ve sonra dönüp güzel sanatçımızı bir de o zaman yazı yazdığım blogcu. com da şöyle anlatmışım:
Verda Erman’ ın kırmızı ayakkabıları ve can acımaları:
Hayat geçerken koşuşturmalar içinde, insan en çok canı acıyınca anlıyor herşeyin aslında boş olduğunu.
Can acıması sadece fiziksel midir ki?
Ama her şeye rağmen bugün yine de taktım geçen gün sözünü ettiğim delik kırmızı taşlı yüzüğümü, giydim kırmızı çizmelerimi. Cuma akşamından beri biliyorum ki kırmızı ayakkabı seven bir ben değilim. Ünlü piyano sanatçımız Verda ERMAN Antalya Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde Cuma akşamı muhteşem bir konser verdi; sanatçımızın siyah giysisinin altında ise pırıl pırıl bir çift kırmızı ayakkabı vardı. Sahneye çıktığı anda dünya ışıdı sanki. Ve Kültür Sanat Mektubu mu yazarken bu cümlenin yanına bir kırmızı topuklu ayakkabı koydum.
Can acımalarını belki de böyle güzellikler alıyor işte.
Ama bugün söz etmek istemiyorum can acımalarından çünkü hava güzel, aşk güzel hayat yine de çok güzel....
Sevgilerimle,
Mezootamya Prensesiniz....
13.3.2006 Mezopotamya Prensesinden Notlar blogcu.com
Ve yine nefes almadan büyük bir keyifle dinledim sanatçımızı. Bu defa ise ayağında inanılmaz güzellikte parlak gümüş rengi ayakkabıları ile.
Verda ERMAN ve Sergey RAHMANİNOV’ un hayatlarını anımsayacak olursak:
Verda Erman

Noel Gallon'dan armoni ve kontrpuan dersleri aldı. Paris'de bulunduğu süre içinde başarılı konserler verdi. Yurda döndükten sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde birçok piyano konçertosunu seslendirdi, bazılarının Türkiye'de ilk seslendirilişini gerçekleştirdi. 1963 Kasım ayında Marguerite Long-Jaques Thibaud Uluslararası Piyano Konkuru'nda Paris kenti ödülünü kazandı.
Devlet Sanatçısı Verda Erman, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın solist sanatçısıdır. Orkestra'nın Avrupa turnelerine birçok kez katılmış ve verdiği konserler dış basında övgüyle karşılanmıştır.
T.C KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sitesinden alınmıştır.
İşte bizim VERDA ERMAN' IMIZ BU.
Derim ki ben ilk fırsatta izleyin onu; dinleyin mutlaka ve
ayakkabılarına da bakmayı unutmayınız.
SİZİ SEVİYORUM VERDA ERMAN.....
Sergey Rahmaninov
20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.
Asker kökenli zengin ve aristokrat bir ailenin çocuğu olan Rahmaninov, 1 Nisan 1873’de, Novgorod şehri yakınlarındaki Oneg’de doğdu. Aile bireyleri amatör olarak müzikle uğraşmaktaydılar. Oğullarının yeteneğini kısa sürede fark ettiler ve ona ders aldırmaya başladılar. Sergei 9 yaşındayken aile parasını yitirip mal varlıklarını satmak zorunda kalınca Petersburg’a yerleştiler ve Rahmaninov, konservatura devam etti. Ancak şehirdeki difteri salgınında kızkardeşi Sofiya’nın ölmesinden sonra anne ve babası ayrılan Rahmaninov, bu olaya tepkisini okuldaki tüm derslerinden kalarak gösterdi. Bunun üzerine Moskova’ya gönderildi ve sert bir öğretmen olan Nikolay Zverev’in evine yerleşti. Bu evde, diğer öğrenciler ile birlikte yoğun bir tempoda çalıştı, Zverev’in müzisyen arkadaşları ile tanışma fırsatı buldu. Çaykovski ile tanışması ve öğütler alması ona yeni ufuklar açtı. İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. Bu eser, 1897’de sarhoş bir orkestra şefi yönetimindeki bir orkestra tarafından çok kötü seslendirildi ve eleştirmenler tarafından yerden yere vuruldu. Bestecilik yetenekleri konusunda kuşkuya düşen Rahmaninov, besteciliği bırakıp piyanistliğe yöneldi ve düştüğü bunalımdan kurtulmak için bir hipnozcunun yardımına ihtiyaç duydu. Bu arada geçici bir süre için zengin bir işadamının özel operasında yardımcı şef olarak orkestra şefliği yaptı. 1900’de Dr. Nikolai Dahl adlı hipnozcudan 3 ay boyunca terapi gördükten sonra yeniden besteciliğe döndü ve İkinci Piyano Konçertosunu yazdı. Rahmaninov, doktoruna ithaf ettiği bu eseri Moskova Filarmonisi’nin konserinde çaldı ve dünyanın takdir ettiği besteci-yorumculardan birisi oldu.
Türkçe Bilgi ‘ den alınmıştır…..
:D | KETEN PRENSES | 2012-01-09 21:21:56 |
COK GUZEL PIYANISTTTT |